Kayıtlar

YÜKSEK TEKNOLOJİ İHRACATINI ANCAK EĞİTİM SİSTEMİMİZİ DEĞİŞTİREREK ARTTIRABİLİRİZ

Resim
Google kurucuları Sergey Brin ve Lary Page, ABD' ye 1998 yılından bugüne kadar 270 milyar dolar girdi sağlamışlardır. Facebook' un kurucusu Mark Zuckerberg 2009 yılından bugüne kadar 120 Milyar $ ülkesine kazandırmıştır. 1984 doğumlu bu kişi 80 milyonluk ülkemizin tüm ihracatını tek başına yapmıştır. 1976 doğumlu Jack Dorsey ise Twitter' ı kurarak ülkemizin tüm tarım ihracatının 5 yıllık gelirini 1 yılda kazanmaktadır. Steve Jobs ise Suriyeli bir ailenin Amerika' ya göç eden zekası 200 milyar $ dan fazlasını Apple ile ülkesine kazandırmıştır.
Soru: Bu insanlar Türkiye' de yaşasalardı, en iyi okullarında okusalardı, dünya çapındaki bu şirketleri kurabilirler miydi?  Tabiki de HAYIR! Türkiye bilişim sektörüne adam yetiştirememektedir. Çünkü eğitimin bilişim dizaynı yanlıştır. Bilgisayar programları çok hızlı gelişmektedir. 10 yıl evvel yetiştirdiğimiz öğretmenler bugün ki programları anlayamamaktadır. Dolayısıyla bilgisayar sektöründe her okulda sabah 9 akşam 6' …

BAŞARININ ALTIN ANAHTARI BİREYSEL ÖĞRENMEDİR

Resim
Türkiye' de 851.000 öğretmen vardır. Bu öğretmenler terör örgütüne üye olmadıkça, yüz kızartıcı suç işlemedikçe asla meslekten atılmazlar. Bir doktor yanlış tedavi yapsa, hastası sakat kalsa veya ölse hapise girer, meslekten atılır. Bir mühendisin yaptığı bina yıkılsa hapse girer, meslekten atılır. Bir hakim yargıtaydan çok davası dönerse, mesleğinde yükselemez, bir gümrük görevlisi, bir bankacı görevinde bir kere hata yapsa mesleğinden atılır yada çok ağır cezalar alır. Öğretmen ise mesleğinde hata yaptığı zaman; kötü ders anlattığı zaman, sırasında oturup her sene aynı bilgiyi eksik ya da hatalı anlattığı zaman asla işten çıkarılmaz. Hayatı boyunca tüm öğretmenlerle aynı maaşı almaya devam eder. Böyle bir sistemde dünyanın en iyi Milli Eğitim Bakanı veya en iyi Okul Müdürü dahi başarı sağlayamaz....
Çözüm "Ulusal Sınav Sistemi" ne geçilmesidir. Peki sonra...
Öğretmenlik Mesleğinin önündeki KPSS sınavı' da kaldırılmalıdır. Tatbikat yapmamış bir ordu, savaşta başarı…

ÖZEL ÖĞRETİM KURSLARI VE MUHTELİF KURSLAR BELEDİYELERE BAĞLI OLMALIDIR

Resim
Türkiye' nin Mesleksizlik Sorunu Çözülecektir!
Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımız zaman özel öğretim kursları; mesela İngilizce, Sürücü, Müzik kursları belediyelere bağlıdır. Mesele Almanya' da İtalya' da İspanya' da bir özel kurs açacaksanız belediyeden ruhsat alırsınız ki hiçbir gelişmiş ülkede başkentteki Milli Eğitim Bakanlığı' ndan ruhsat alan bir tane bile özel kurs göremezsiniz.
Türkiye' nin en büyük sorunu mesleksizliktir. Dünyada onbinlerce meslek türü vardır. Ve bütün bu mesleklerin eğitimini devletin düzenlemesine fiziken imkan yoktur. En önemli hedef mesleki yeterliliği halletmek olmalıdır.
Bizim ülkemizde kurumlar yönetmelik takip etmekten öğrencilerin kurstan memnun olup olmadıklarına vakit ayıramamaktadır. Varsa yoksa öğretmenler kurulu toplandı mı? Öğrencilere fatura kesildi mi? Disiplin kurulu toplandı mı? Kapı genişliği doğru mudur? derdiyle bürokrasiye boğulmuş eğitimle bir yere varamayız!
Teftişin asıl mantığı rehberliktir.
Ülkemizde b…

ÖZEL OKULLAR VE KURSLARIN İŞLEYİŞİNDEKİ BÜROKRATİK ZORLUKLAR KALDIRILMALIDIR

Resim
Ülkemizde bugün özel bir okul asla bulunmamaktadır. Ülkemizdeki özel okullar, tıpkı devlet okulları gibi tüm programları, tüm standartları, tüm yapmak zorunda olduğu iş ve işlemler Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlı, sadece kurucuları özel kuruluşlardır. Devletin açıp kapattığı ve aslında çoğu kez varlıkları Özel Öğretim Genel Müdürlüğü' nün bir imzasına, ya da müfettişlerin 2 dudağından çıkacak söze bağlı, devletinden korkan, yenilik yaparken ceza almamaya çalışan kuruluşlardır.
Bürokrasinin canı istediği zaman ülkemizde kapatamayacağı bir tane bile özel okul yoktur. (Teröre yataklık yapan kuruluşlardan bahsetmiyorum!)
Bu noktada kaliteli kuruluşların eğitim sektörüne yatırım yapmaları ve uzun vadeli planlar hazırlamaları imkansızdır. Özel okullarla ilgili yapılması gereken ilk düzenleme, varlıklarının (herhangi bir terör örgütüne yardım ve yataklık yapmadıkları takdirde) güvence altına alınmasıdır.
Özel okullarda ikinci bir düzenleme ise devlet okullarında olduğu gibi öğretme…

TÜRKİYE' DE EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ?

Resim
Ülkemizde yaptığımız en ciddi hatalardan bir tanesi dostlar alışverişte görsün mantığıyla yaptığımız haftada 1-2 saatlik derslerdir. Birçok okulumuzda uygulama dersleri olan beden eğitimi, resim, müzik, bilgisayar vs. dersleri 1 ya da 2 saattir. Mantık dışıdır ve hem de hiçbir işe yaramamaktadır.
Nitekim çocuklarımızı giydirip bir iki ip atlatmak, basketbol oynatmak, çantalarını bir kenara koyup, uzun atlama çalıştırmak, şarkı söyletmek, bilgisayarda açma kapamayı göstermekle bu iş olmaz... Eldeki sonuçlar gösteriyor ki ne sporda, ne sanatta, ne de bilişimde uluslararası bir başarımız yoktur.
Eldeki verilere dayanarak söylüyorum. Son yapılan RIO Olimpiyatları' nda ülkemiz, kendi yetiştirdiği evlatlarıyla 4 madalya alabilmiştir. Milli takımımızın hali ortadadır. 81 Milyonluk bir ülke... Azerbaycan bile Türkiye' nin 9 katı madalya kazanmıştır.
Ülkemiz kişi başı düşen madalya sıralamasında dünyada en geri kalmış ülkelerden bir tanesidir. Kayak tesisleri olup kış olimpiyatlarında…

EĞİTİMDE BİR SORUN VARSA MİLLİ EĞİTİM TEK BAŞINA SUÇLU DEĞİL!

Resim
Türkiye' de eğitimde başarısızlığın suçu sadece Milli Eğitim Bakanlığı'nda mıdır? Sadece bu bakanlık mıdır suçlu olan?
Hepimizde bir kolaycılık vardır gidiyor... Hepimiz diyoruz ki biz başarısızsak bizi eğiten eğitimciler ve yöneticiler yüzünden! Kendimizde hiçbir suç yok! İyi eğitilseydim; iyi yönetilseydim; iyi yerlere gelebilirdim... Çocuklarımıza okul kıyafetini alıyoruz ve ihtiyaçlarını karşılıyoruz ve sonrasında onları okula gönderince sorumluluk bizden gidiyor. Eğer başarısız olursa öğretmeni hatalı, test kitabı yanlış, okul müdürü beceriksiz; Milli Eğitim Bakanı, Müdürü; Müşteşarı...
Şu bilinmelidir ki okul zincirin son halkasıdır. Eğitim denen şey evde başlar, mahallede devam eder, aile, akrabalar vs. derken okula gelen bir çocuk için şekillenme esastır. Eğitim bir bakanlığın işi değil, bir yaşam tarzıdır. Çocukların gittiği düğün de, bayram da, cami de, spor alanları da, trafikte, yere attığımız çöpte de, yere tükürdüğümüzde veya sümkürdüğümüzde, içtiğimiz sigarada,…

Şems-i Tebrizi' den...

Resim
"Bildiklerini unut." diyor dost. Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla.
Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et.  Gıybet etme sakın... Bil ki, dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.
Kimsenin aleyhinde konuşma, uzaktan atıp tutma, İnsanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın,  birini ne kadar aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.
Kainatın matematiğidir, bir koyar, bir alır insan.
"Bilmeden kendi hesabını dürer." diyor dost.
Hiçbir konuda emin olma, kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme. Şu hayatta tüm zahiri kısveler sabun köpüğünden ibarettir.  Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.
Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol.  En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil,  virgül yahut üç nokta koy. Açık …

Yarı Özel Okullar Kurulmalıdır

Resim
Herkesin aynı maaşı aldığı, çalışanın da çalışmayanın da her şartta 25-30 yıl boyunca istihdam edildiği, ulusal ve uluslararası başarıda geri kalsa bile eğitimin siyasal otoriteye yakınlığı ve uzaklığının başarıdan daha önemli olduğu, tek merkezden yönetilen okulların bu ülkeyi ileriye taşımıyacağı apaçık ortadadır.
Devlet okullarımızda olsun; özel okullarımızın öğretmenleri olsun kendi yarı özel okullarını açmak isteyebilmektedirler.
Örnek vermem gerekirse 5 öğretmen ortaklaşa bir okul açmak isteyebilmektedir.
Devletimizin öğrenci başına vermiş olduğu 3000$ lık bir hizmeti; özel okul açmak isteyen şahıslara belli şartlar altında aktarımı yapılabilir. 5 yıllık bir dönem için geri ödeme şansı ile kurulacak her okul için 400.000 TL ilk yılı ödemesiz ve faizsiz devletimizin kredi verdiği yarı özel okul sistemine geçilirse ve bu özel okullar yine öğrenciden ücret dahi almadan sadece öğrenci başına zaten yapılan 3000$'ı (11000) TL' yi devletimizden aldığı takdirde hem bu özel okul…

Okullarda Sponsorluk Olmalı mı?

Resim
Okullarımızda sponsorluk sistemini başlatmak gerekmektedir. Piyasa da yardıma muhtaç okullarımız için ihtiyaçlarını gidermek şartıyla okul tabelalarına, okul kıyafetlerine firma reklamı yapılarak çift taraflı bir kazan-kazan uygulaması mükemmel olur ki hem firmalarımızın gelişimi ve hem de okullarımızın gelişimi açısından böyle bir uygulamanın gerekliliği vardır. Nitekim futbol da uygulanan bu uygulama neden okullarımızda da uygulanmasın ? Ben McDonalds' ın filmini izlediğimde en dikkat çekici bölümlerinden birini de bu firmanın CocaCola ile sponsorluk anlaşması yaparak karını kat be kat arttırdığını ve global bir firma olma yönünde önemli bir adım olduğunu gördüm.
Tabi ki bu firmalar arasında olabilir; futbolda olabilir; ne bileyim hava yolu şirketleri arasında olabilir ama okullar için böyle bir uygulamanın sakıncası var mıdır? Bilemiyorum! Görüş ve önerilerinizi siz de bana yazarsanız sevinirim.
Okullarımızda zaten çocuklarımızı gelecek için şirketler ve dahi kurumlar için eği…

Eğitimde Hedefleme Sistemi

Resim
Eğitimde oluşturulan öğrenim programlarının öğretmenlerin özgürlüğüne bırakılması ve öğrencinin istek ve arzusuna göre ayarlanmasının daha iyi eğitim metodu olacağını düşünüyorum. Günlük, haftalık, aylık ders planlarının içinde boğulan eğitim sistemimizin hedefleme sistemine geçildiği takdirde öğretmenlerimizin belirlenen hedefe ulaşmalarını desteklemeli ve yine öğretmenlerimizi kendi özgür öğretim yöntem ve tekniklerine göre ders saati ve kaynağını seçmelerinde serbest bırakmalıyız.
Okul aile birliğinde derneklerimize en az 50 TL bağış ile katılan velilerimizin de okul yönetimine girmesine izin vermeliyiz ki bu yönetimin ister devlet olsun isterse özel okul olsun okul müdürü ve diğer öğretmenleri %60 çoğunluk oyuna göre görevden alma ve yeni öğretmen alımında yetkisi olmalıdır.
Hedefleme yöntemi bilindiği üzere yıllık olup hedeflenen başarıya ulaşılıp ulaşılamaması "USS-Ulusal Sınav Sistemi Sonucu" durumunda ödül ve ceza yöntemiyle desteklenmelidir.
Bir öğretmenin çok da ç…