Kayıtlar

TEMEL ORTAOKUL VE DÖNÜŞÜM LİSELERİ

Resim
Ülkemizdeki bu tarz okulları çok seviyorum. Çünkü bir okul ve dersane sisteminin arasında olan ve eğitim sistemimizin yararlandığı yerlerdir buralar. Mesela okulda hiç ders dinlemeyen çocuk buraya gidince pür dikkat dersi dinleyen bir kişi oluverir. Bunun nedenini anlamıyorum ama durum böyledir. Hem devlet okulunda olsun hem özel okulda olsun böyle bir kaç çocuk vardır. Bu çocuklar sınıfta bulunan ve o derse ihtiyacı olan %90 çocuğun ders disiplinini ve motivasyonunu düşürmektedir. ABD ve Almanya' da böyle çocuklar için -Charter School- adında ders düzenini ve disiplinini bozan çocukların yönlendirildikleri okullar vardır. Bu okullar özel ilgi gerektiren böyle çocukları alır ve toplumun en başarılı bireyleri olmaları için çalışırlar.
Google amcaya sordum: Bugün okullarda sınıf düzenini bozan, sınavda boş kağıt veren, arkadaşlarına karşı fiziki şiddet davranışları sergileyen, okulun başarısını düşüren, diğer çocukların sınav katsayısına ciddi şekilde etki eden, hatta öğretmenlerin…

ÇOCUKLARIMIZIN EĞİTİMİNİ HEMEN DÜZENLEMELİYİZ

Resim
Zekanın bir sürü türevi vardır. Kimi öğrenci müziğe, kimi öğrenci resim yapmaya, kimi öğrenci spora, dansa, matematiğe, fiziğe yeteneklidir. Kimi öğrenci işitsel öğrenir, kimi öğrenci kinestetik, kimi öğrenci görsel öğrenir. Öğrenme yöntemi insanın bir kusuru değil, değiştirilemez bir algısıdır.

Hala anlamış değilim! Bana biri anlatsın... Neden bu ülkedeki eğitim sistemi genel olarak işitseldir???

Türk öğrencileri neden Ankara' dan belirlenen genel bir ders programına, sanki hepsi işitsel zekalıymış gibi mecbur kılınmaktadır? Devletimiz Osmanlı' dan bu yana hepimizin zekası sanki 110, hepimiz sanki aynı türde öğrenciymişiz gibi, hepimize aynı yöntemi benimsetme çabasında, kitaplarınız budur, ders programlarınız buradadır, hiçbiriniz farklı değilsiniz demektedir.
Oysa her öğrenci bir başka özeldir ve farklıdır...
Mesele - “Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz…” - meselesi olmalıdır.Herkesi aynı türde eğitmek, aynı insan biçimi yetiştirmek, sen Türksün, sen …

Tek Çözüm "ULUSAL SINAV SİSTEMİ"

Resim
USS nedir? USS ilk okul 2. sınıftan başlayarak üniversiteye kadar olan süreçte çocuklarımızın haziran ayının 2. haftasında (yani okullar kapanmadan önceki son haftasında) tüm Türkiye' deki bütün okulların ve bütün öğrencilerin ve dahi bütün öğretmenlerin her yıl gireceği bir sınav sistemidir.

Google Amca' ya sordum. Acaba böyle bir sistem var mı diye??? Yaklaşık 4.520.000 sonuçtan ilkinin Avrupa' i öğrencilere uygulanan sınav sistemi olması şaşırtıcı bir sonuç mu? Elbetteki hayır! Buraya tıklayarak raporu sizde okuyabilirsiniz.
Ülkemizde uygulanması başarılı olsun ve umutlu bir gelecek istiyorsak M.E.B.' in her 4-5 yılda bir eğitim sistemimizi değiştirmesin dense bana göre bu halihazırda yapılmış, uygulanmış, başarıya ulaşmış ve bir çok ülkenin  uyguladığı USS sistemini getirmesi taraftarıyım...
Elbette ki bu benim görüşüm ve eğer bir gün imkanım olursa ki hayata geçirilmesi dileğimdir...
Ülkemizde uygulanan TEOG sınavı ve YGS gibi ömürlük çalışmaların 3-4 saatlik bir …

Özel Okullar Arttırılmalıdır

Resim
Veri 1: 
TRT Kanal Sayısı = 16
TRT Çalışan Sayısı = 10000
TRT Günlük Masraf = 4 Milyon TL
TRT Yıllık Masraf = 1 Milyar 460 Milyon TL
TV8 Çalışan Sayısı = 240
TV8 Yıllık Masraf = 60 Milyon TL
Sonuç: TRT' nin 16 kanalının ortalama prime time reyting toplamı TV8'in tek kanalının 1/8 ' i etmemektedir.
Özel okul ile devlet okulunu anlatan en güzel veri budur. Devletimizin resmi rakamları gösteriyor ki her öğrenci için 3000 $ yani 11000 TL düzeyinde gideri var.

"Sayın Kurucu, sana her türlü vergiden muaf, öğrenci başı 11000 TL para versek, üstelik kurumun için kira da ödemeyeceksin, ama senden üniversite sınavında en az %20 başarı istiyorum."


Türkiye' de özel okul ücretleri zaten 2016 yılı ortalama 11.500 TL dir. Özel okul kurumları vergisi, kirası, stopajı, elektriği, suyu, öğretmen maaşı, yemeği, diğer bütün giderlerine rağmen okulu kar ederek yönetmektedirler.
Veri 2:
Devlet liseleri 2015 yılı YGS sınavına giren öğrenciler ortalama 37,1 tane Matematik sorusu çöze…

Türkiye' de Yıllık Eğitim Süresi

Resim
Geçenlerde bir afiş gözüme çarpmıştı. Afiş çok hoşuma gitmişti. Bana "kızıl elma" yı hatırlattı. Onda bulunan eşsiz içgüdüyü ve kararlılığı, kendine çekiciliği, ulaşılması gereken gücü...
Evet! Her şeyden önce ulaşmak istediğimiz bir hedefimiz var. Biz gelişmiş bir ülke olmak istiyoruz. Ve bunun da tek yolunun gelişmiş ülkelerde olduğu gibi eğitime ve öğretime gereken önemin verilmesi kanaatindeyiz. Bakalım "google amca" bu konuda ne söylüyor?
Aramalarda 614000 sonuç bulundu. Tabiki her birine bakamayız. Yine ilk sıradakine olduğu gibi tıklıyoruz ve videomuzu izliyoruz. Lakin 2 saat 45 dakika kim izleyip te gençliğin sorunlarına çözüm için akıl yorsun? Bilmem!


Bugüne kadar izleyip, izleyebileceğim, öğrenip, öğrenebileceğim, tartışıp, tartışabileceğim kadar vs. ülkemde bulunan bütün olayların aslında özünde şu var:
2015 yılında bir Türk çocuğu 171 gün okula gitmiştir. (TEOG sınavları, seçimler, bayram tatilinin birleştirilmesi ile oluşan ek tatiller dahil). Aynı yıl…

Eğitim ile Gelişmişlik Arasında Bağlantı

Resim
Biz insanlar grip hastalığına yakalandığımız zaman tedavisine başvuruyoruz. Antibiyotikler, C vitaminleri alıyoruz... Problem olduktan sonra tedavi olmanın hiç bir mahsuru yoktur. Ancak mahsuru olan nokta ortadaki mikrobu fark etmemektir. Örnek veriyorum: Okula bir çocuk grip olarak gelse şunu çok iyi biliyorum ki benim vücuduma mikrop girmiştir. Ve benim vücudumun direnci ne zaman kırılırsa ben de hasta olacağım!!! Nitekim de öyle olmuyor mu?
ÜLKELER 1970 1980 2015 -------- -------- -------- -------- TÜRKİYE 538$ 1539$ 9.177$ GÜNEY KORE 243$ 1597$ 35.277$ NORVEÇ 639$ 3613$ 66.937$ İRLANDA 479$ 2160$ 49.195$ Bu tablo neyi gösteriyor biliyor musunuz ? 1970 ve 1980 yıllarında eğitim sistemini kökten değiştiren ülkelerin bugün gelinen noktada gayri safi milli hasılasının (Kişi başına düşen gelirin) ne kadar arttığını gösteriyor. Bugün bir Norveçli bireyin geliri ben…

Karar almadan işe başlanır mı?

Resim
Geçenlerde okuduğum bir makalede ABD' nin 2015 yılında kendi ülke bankalarına en az 500 bin $ ama genelde 1 milyon $ yatırım yapan, 166.000 kişiye oturma izni vermiştir. 166.000 * 1 milyon $ eşittir 166 milyar $' dır.
 Düşünebiliyor musun? Sadece 1 kimlik kartı düzenliyorsunuz, yani tek gideriniz 1 $ maliyetli bir kart, üstelik gelen adamı seçiyorsunuz. Yani bu adamın üniversite mezunu ve kaliteli olmasını istiyorsunuz, bu adamlar kendi geçimlerini sağlıyor, kendi sağlık giderlerini karşılıyor, kendi evlerini kendileri tutuyorlar, kendi işlerini kendileri kuruyorlar. Bu adamları zenginlerden, problemsizlerden seçiyorsunuz ve ülkenizin bankalarına 5 kuruş harcamadan 166 milyar $ nakit para sokuyorsunuz. Niçin?  Bu adamlar yaşadıkları ülkede kendilerine bir gelecek göremiyorlar, çocukları daha iyi eğitim alsın istiyorlar. Hapise girmeyecekleri, özgür yaşayacakları, kendilerini güvende hissedecekleri bir ülke arıyorlar. İngiltere ve Kanada' da 500 bin siterlin ve 800 bin Kana…

Basra' nın Yolunu Arayanlara

Resim
Hallac-ı Mansur bir gün çeşme başında erenlerle otururken eşeğinin ayağı topallayan bir çerçi (eskinin köy bakkalı) varmış yanlarına. "Ya erenler" demiş, "Eşeğimin ayağı topallıyor. Ben de Basra' ya gidiyorum. Bana bir fikir verin de eşeğimin ayağını iyi edeyim."
Hallac, çerçiye dönmüş "Ya çerçi. Benim sana 2 tane faydam olur. Bir tanesi eşeğinin ayağını tedavi eder. Öbürü gittiğin yolu değiştirir. Sen hangisini istersin?" Garibim çerçi, şöyle kısacık düşünmüş. Eşeği onun derdi, demiş ki erenlere "Bana eşek lazım. Gittiğim yolu ne edeyim." O zaman demiş Hallac: "Şu kırmızı dikenli bitkileri topla onları haşla yal yap, eşeğinin ayağı irin kapmış, eşeğinin ayağına sür, bir çaputla sar, bu gece eşeğini dinlendir, yarın var git yoluna." Çerçi çok sevinmiş. Başlamış bitkiyi toplamaya...
Erenlerden bir tanesi Hallac'a sormuş "Ya Hallac, ilk öğüdün pek iyiydi. ama ben demiş 2. öğüdü merak ettim. Hani yolu değiştirecek olanı.&quo…

Kaplumbağa mı olacaksın yoksa Tavşan mı ?

Resim
İlk blogumda sizlere ilk olarak bu soruyu sormak istedim. Çünkü bu öğretiyi her bireyin iyi anlamasını ve günümüz çağında -bilgi ve internet çağı- çocuklarını bu öğretiye göre eğitmesini umuyor ve faydası olacağına inanıyorum. Bu çağın şartlarında evlatlarımızın başarıya ulaşması ve yaşam savaşını kazanabilmeleri için seçecekleri yolu iyi belirlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Biliyorsunuz ki ilkokul kitaplarında anlatılan bu bilgelik yarışını kazanan yavaş ve sabırla hareket eden kaplumbağa dır. Tarihte bu hep böyle olmuştur belki de... Peki gelecekte böyle mi olacaktır. Ya da öngörü mü hiç öyle uzatmama gerek yok! Şimdiki zamana bakacak olursak; gerçek hayatta durum böyle midir? Eğitim kitaplarında, ilkokula başlarken anlatılan, birinci sınıfta hayatın en başında yaşam savaşına başlarken öğretilen bu öğreti gerçek midir? Günümüz koşullarını göz önüne alarak yanlış olduğunu düşünmekteyim. Bu kanıya nerden mi vardın diye soracak olursanız???

Google amcaya sordum...
Burada da görüldüğü…